Hamile Kalma Şansınızı Artırabilir misiniz

Hamile Kalma Şansınızı Artırabilir misiniz
Hamile Kalma Şansınızı Artırabilir misiniz

Bir yıl düzenli ilişki gerekir

Her evli çift, er ya da geç çocuk sahibi olmaya karar verir. Bundan sonra ise genellikle hamilelik ve bebekleri ile ilgili hayaller kurar, yapacaklarını planlarlar. Öncelikle şunu bilmek gerekir; normal yoldan çocuk sahibi olabilen çiftlerin yüzde 85′i ancak bir yıllık düzenli bir ilişki sonrasında çocuk sahibi olabilir. Bir yıl süre ile düzenli ilişkiye girildiği halde hamile kalınamıyorsa ileri tetkik ve araştırmalara gidilmelidir. Bu nedenle eşler bir yıl süre ile çocuk sahibi olmaları için teşvik edilmelidir.


Fiziksel sorun varsa yardım alınmalı

Bu konunun istisnaları; erkeğin veya kadının herhangi birinin, daha önce yapılmış düzenli muayeneleri sırasında hamile kalmayı engelleyebilecek bir hastalığının varlığıdır. Örnek olarak erkeğin sperminin olmaması veya kadında daha önce saptanmış yumurtlama ya da kanal bozuklukları varlığında eşlerin daha erken yardım almaları uygun olabilecektir. Her çift, evlilik aşamalarında ve hamile kalmaya karar vermeden önce düzenli muayenelerini aksatmamalıdır. Bu muayeneler sırasında hiçbir problemi olmayan çiftler bir yıl süre ile düzenli ilişkiye girdikleri halde çocuk sahibi olamıyorlarsa ileri tetkik ve tedaviye ihtiyaç vardır.

Cinsel ilişki

 

Kişiye göre en uygun tedavi

 

Bir yıl süre ile düzenli ilişkiye girildiği halde hamilelik sonucu alamayan çiftlerde hamilelik şansını artırmaya yönelik tedaviler günümüzde çok yaygın olarak kullanılır. Bilimsel olarak, her hastaya kendi bulgularına göre en uygun tedavi protokolü düzenlenebilir. Genellikle bu tedavilerde yumurtanın olgunlaşması ve çatlatılması amaçlanır. Ovulasyon dediğimiz bu dönemde; yumurtanın döllenme kapasitesi 24 saat kadardır. Bu süre içerisinde döllenme olmadığında yumurta dejenere olur. Spermlerin ise döl yatağında aktif olarak kaldıkları süre 72 saat kadardır. Bu süre yumurtanın çatladığı döneme geldiğinde döllenme gerçekleşir. Genellikle düzenli regl gören bir kadında yumurtlama; reglin bitiminden 1 hafta sonra olur. Bu ise hamile kalmak için en uygun zamandır. Bu süre her kadında değişiklik gösterir. O nedenle son bir yıl içerisinde regl düzensizlikleri olanlarda yumurtlama zamanının belirlenmesi daha güç olabilir.


Yumurtlama bozuklukları hamileliğe engel

Kadında en sık hamileliği engelleyen faktör yumurtlama bozukluklarıdır. Hızlı kilo alma, kıllanma ve regl düzensizliği ile izlenen “polikistik över sendromu” ile son zamanlarda insülin direnci arasında bir ilişki saptanmıştır. Sadece bu hasta grubuna özel olarak insülin direncini azaltacak beslenme önerileri yapılabilir. Ancak insülin direnci normal olan hastalarda beslenmenin hamilelik şansı üzerindeki etkisi fazla değildir.

Hamile kalma şansı

 

Hamile kalma şansını artıran cinsel pozisyonlar var mı?

 

Hamilelik son derece kompleks birtakım mekanizmaların çalışması sonucunda sperm ile yumurtanın birleşmesi ve daha sonra hala bilemediğimiz nedenler ile rahim içerisine yerleşip büyüyüp gelişmesi süreçlerini içerir. 9 ayda ise inanılması aslında çok güç bir mucize yaşanır ve anne, bebeğine kavuşur. Bu kadar kompleks bir süreç içerisinde birtakım faktörlerin bilimsel olarak değerinin ispat edilebilmesi güçtür.

Etkili birçok yöntem var
Düzenli kontrolleri sırasında herhangi bir şekilde bir problem saptanmayan çiftlerde bir yıl süre ile endişeye gerek yoktur. Bir yıl süre içerisinde kadında en kısa ve en uzun süren reglin belirlenmesi, çiftlerin yumurtlama dönemlerinin yaklaşık olarak hesaplanabilmesinde yardımcı olabilir. Çiftlerin yüzde 85′inde bir yıl içerisinde doğal yoldan hamilelik elde edilecektir. Çiftlerin geri kalan yüzde 15′inin yüzde 60-75′inde ilaç veya iğne ile yumurtlama takibi ve aşılama ile hamilelik elde edilebilecektir. Yine çiftlerin yüzde 5′inde ise tüp bebek yöntemi yüzde 60-80 oranında hamilelik başarısına sahiptir.

Kısırlık konusunda gelişmeler hızla devam ediyor

Kısırlık konusunda gelişmeler baş döndürücü bir hızla devam ediyor. Birkaç yıl öncesine kadar hamile kalma şansının hiç olmadığı söylenmiş hastaların ilerleyen teknolojik gelişmeler ile hamile kaldıkları gittikçe daha sık görülüyor. Artık günümüzde preimplantasyon genetik tanı ve mikroenjeksiyon teknikleri ile kültür ortamları daha da geliştirilmiştir. Bu alanda yapılan tüm yenilikler aynı anda ülkemize ulaşabiliyor. O nedenle kısırlık konusunda güncel bilgilerin takibinde doktorunuz ile yakın ilişki içerisinde olmanızda fayda vardır.