Hamilelikte Düşük Nedenleri ve Belirtileri

Hamilelikte Düşük Nedenleri ve Belirtileri
Hamilelikte Düşük Nedenleri ve Belirtileri

Beklenen bir bebeğin kaybı, anne adayı için çok zor da olsa, uzmanlar, erken dönem olarak nitelenen ilk 3 ayda gerçekleşen düşüklere iyi tarafından bakmak gerektiğini belirtiyor. Çünkü erken dönem düşükleri, mutlaka hamilelikte veya bebekte oluşan bir anomali üzerine gerçekleşiyor. Ancak şu çok önemli: Tekrarlayan düşüklerin nedenleri araştırılıp tedavi edilmeli.

Anne adaylarının en büyük korkusu, 9 ay boyunca içlerinde besleyip büyüttükleri bebeklerinin yüzünü görmeden kaybetmek. Ancak anne adayları için, dünyaya sağlıklı bir bebek getirmek çok daha önemli. Uzmanlara göre, erken dönemde gerçekleşen düşükler için fazla üzülmek yerine, sağlığınıza kavuşup tekrar ve daha iyi şartlarda gelişecek bir bebeğe hamile kalmaya yoğunlaşmak çok daha yararlı, ilk 3 ayda gerçekleşen ve erken düşükler olarak nitelenen kayıpları tahmin edebileceğinizden daha çok kadın yaşıyor.

Düşük Nedir

20. hamilelik haftasından önce, 500 gramın altındaki embriyo veya fetüs ve eklerinin tamamının veya bir kısmının rahim boşluğu dışına atılmasıdır. Üreme çağındaki kadınların yüzde 1′i düşükle karşılaşıyor. Hamileliklerin ise yüzde 15-20′si düşükle sonuçlanıyor. 30 yaşından sonra düşük ihtimali yaşa paralel olarak artıyor. Örneğin, 40 yaşından sonra oluşan hamileliklerde düşük ihtimali yüzde 50 civarında.

Düşük neden olur?

Düşüklerin yüzde 80′i ilk 3 ay, kalanı da 20. haftaya kadar gerçekleşir, ilk 3 ay içinde olanlar erken düşükler sonrası da geç düşükler olarak adlandırılır. Yumurta döllendikten sonra yüzde 15′i bölünemez, yüzde 15′i tüplerden rahim içerisine gelip tutunana kadar kaybolur, yüzde 25′i rahim içine tutunma sırasında ve yüzde 10′u da beklenen regl geçtikten sonra kaybedilir, ilk 3 aydaki kayıpların yüzde 60′ına, kromozomlardaki sayısal ya da yapısal bozukluklar neden olur. Diğer bilinen düşük faktörleri ise; hormonal faktörler, bağışıklık sistemi ile ilgili nedenler, anneye ait şeker hastalığı, tiroid hormonu bozuklukları ve polikistik över (yumurtlama problemi) hastalığıdır, ilk 3 ay içindeki tekrarlayan düşüklerin yüzde 50′sinde herhangi bir neden bulunamayabiliyor. Bulunan nedenler, yüzde 25 genetik, yüzde 10 anatomik (Rahimde perde, çift rahim, yarım rahim gibi doğuştan rahim şekli bozuklukları, miyomlara bağlı rahim şekli bozuklukları, rahimiçi yapışıklıklar), yüzde 5 hormonal, yüzde 10 otoimmün (bağışıklık sistemine bağlı), geri kalanı da sigara ve alkol kullanımı olarak sıralanabilir.

Düşük neden olur?

Geç düşükler

Daha çok rahim boyun yetersizlikleri, rahimde doğuştan şekil bozukluğu olanlar, rahim boşluğuna baskı yapan tipte miyomlar ve erken su kesesinin açılması ile birlikte gelen nedenler, 12-20 hamilelik haftası arasında düşüğe neden olabilir.
Düşük riskini en aza indirmek için, rahim boynunda yetersizliğe bağlı düşüklerde kadın doğum uzmanı tarafından, 14. hamilelik haftasında değerlendirme yapılarak, rahim boynuna takviye amaçlı dikiş konabilir.
Düşükler, hamilelikten önce anne ile ilgili rahatsızlıkların giderilmesiyle önlenebilir. Diyabet ve hipertansiyon’un tedavisiyle ; rubella (kızamıkçık) veya diğer enfeksiyöz hastalıklara maruz kalmaktan ve sağlığı tehdit eden çevresel zararlardan korunmayla birçok düşük önlenebilir.

Tekrarlayan düşükler

Düşük yapan bir kadının ilk yapması gereken, enfeksiyona maruz kalmamak için hijyene özen göstermesidir. Düşükten bir hafta sonra kontrole gitmek gerekir. Yeni hamilelik için belli bir aralık vermek gibi bir kural yoktur. Korunma zorunluluğu da yoktur, ancak tekrarlayan kayıplar varsa araştırma sonuna kadar beklenmesi daha uygundur. Araştırması tamamlanmamış halde tekrar hamilelik olursa, bir kısım araştırmalar yine yapılabilir, ancak bunların önceden yapılması daha yararlıdır. Düşük sayısı arttıkça, sonraki hamileliğin düşük olma ihtimali de artar.
Aynı eşten olmak kaydıyla arka arkaya 2-3′ten fazla düşük gerçekleşirse, bu tekrarlayan düşük olarak nitelendirilir ve bu grup hastalar araştırma gerektirir.
İlk hamilelik kayıplarında araştırma, işe yarar bir sonuç vermediği için araştırma yapmak gereksizdir. Dolayısıyla tedavi de gerekmez.

Düşük sonrasına dikkat!

Düşük sonrasına dikkat!

Tekrarlayan düşüklerin sebebi ne kadar doğru tespit edilirse, sağlıklı bir hamilelik elde etmek için o kadar başarılı olunur. Nadiren, tekrarlayan hamilelik kayıplarında, anne ve babanın genetik yapısında dengeli translokasyonlar (genetik bir problem) vardır. Bu çiftlerde başarılı bir hamilelik olamayacağı için tedaviye gerek yoktur.
Düşüğü takiben veya düşük esnasında gelişen ciddi veya ısrarlı kanama, hayatı tehdit edici olabilir. Açık olarak, hamilelik daha da ilerledikçe, daha fazla kan kaybı olur.
Düşük ya da kürtajdan sonra, işlem steril ortamda yapılmamış ise veya düşük sonrası rahim ağzı kapanmadığı halde cinsel ilişki olmuşsa, iltihap oluşma riski artar. Bu da kötü koku, kasıklarda ağrı, ateş ve titreme şeklinde kendini gösterebilir.
Düşük sonrası kürtajda rahim delinebilir, kanamalar olabilir. Kan kaybına bağlı kansızlık gelişebilir. Düşükten sonra gelişen enfeksiyon, tüplerin kapanmasına, dolayısıyla kısırlığa neden olabilir.

Risk faktörleri

Annenin diyabetik, polikistik över, aşırı kilolu, ileri yaşta, tiroid hormonu bozukluğu, bazı enfeksiyonlar, kalp damar ve böbrek hastalıkları ve bazı bağdoku hastalıklarının olması riskleri artırır. Madde bağımlılığı, sigara, alkol ve uyuşturucular, embriyo ve fetüsü olumsuz etkiler, düşük yaşanmasına veya organ ve sistemleri kusurlu çocuklar doğmasına neden olur. Hamilelik başladıktan sonra yapılan yanlışlar da düşüklere neden olabilir. Bunların başında, hamileliğin erken dönemlerinde sigara ve alkol içilmesi ve kazara ilaç kullanımları yer alır.