Sağlıklı Bir Gebelik İçin Neler Yapılmalı

Sağlıklı Bir Gebelik İçin Neler Yapılmalı
Sağlıklı Bir Gebelik İçin Neler Yapılmalı

Bebek sahibi olmak için sabırsızlanıyor olmalısınız. Ancak hamile kalmadan önce bu 9 aylık sürece hazırlanmanız gerekiyor. Bunun için de hem çok iyi düşünmelisiniz hem de birtakım kontrollerden geçmelisiniz.
Bu zamana kadar bebek sahibi olup olmama kararsızlığınızın altında yatan en önemli neden, bu büyük sorumluluğa hazır olmamanızdı. Ama şimdi bu sorumluluğa göğüs gerecek kadar kendinizi güçlü hissediyorsunuz. Peki aslında bu sorumluluğun hamilelikten önce başladığını biliyor muydunuz? Yani, herhangi bir sağlık sorunuyla karşılaşmamanız için, hem sizin hem de eşinizin hamilelikten önce bir takım önlemler almanız gerekiyor. Bu kontrolleri yaptırarak sağlıklı bir bebek dünyaya getirmenin ilk adımlarını atmış olacaksınız.

Eşinizle birlikte karar verin!

Anne ve baba olmak, belki de dünyanın en güzel duygusu. Hepimiz bu eşsiz duyguyu bir gün mutlaka tatmak isteriz. Ancak bir bebek sahibi olmak, sadece içgüdüsel bir davranış olmadığından bu kararı verebilmek için etraflıca düşünmek gerekiyor. Bir bebeği dünyaya getirmek için öncelikle annenin aynı zamanda da babanın fiziksel, psikolojik ve sosyal olarak hazır olması gerekiyor. Sağlığınızın uygun olması dışında, zamanlamanın doğru olması, iş yoğunluğunuz gibi pek çok faktör, doğacak bebekle daha sağlıklı mutlu bir ilişki sürdürmemenize neden oluyor. Bir bebek dünyaya getirmek, beraberinde birçok sorumluluğun da doğması anlamına geliyor. Bu sorumluluk hem fiziksel hem de psikolojik olarak kadın üzerinde yoğunlaşsa da, sorumluluğu paylaşma açısından bir erkeğin baba olması da oldukça önemli. Bu nedenle bir bebek dünyaya getirmek istediğinizde buna eşinizle karar vermelisiniz. Bu kararı verirken eğer çalışıyorsanız ve iş koşullarınız bebeğinizle ilgilenmenizi engelleyecekse doğumdan sonra çalışıp çalışmayacağınızı mutlaka konuşup ortak bir karara varmalısınız. Eğer işinizi bıraktığınızda mutsuz olacaksanız ya da maddi sıkıntıya düşecekseniz çözüm için başka alternatifler düşünmelisiniz. Çünkü sizi mutsuz edecek her ayrıntı, ileride bebeğinizi de etkileyecektir.

Eşinizle birlikte karar verin!

Eşinizin koşulları baba olmaya hazır mı?

Sağlıklı bebek dünyaya getirmek için en az kadın kadar erkeğin de fiziksel açıdan hazır olması gerekiyor. Erkeğin fiziksel olarak hazır olması konusunda başı çeken etken ise yaş faktörü. Çünkü baba olmak isteyen erkeğin yaşının belirlenmesi, aynen kadının yaşının ilerlemesinde olduğu gibi, hamileliğin düşükle sonuçlanma riskini artırıyor. Ancak bu risk kadınlarda yaşa paralel ve kesin bir bağlantı gösterirken, erkeğin yaşı özellikle 40′ın üzerinde olduğu durumlarda klinik anlam kazanıyor. Çünkü 40 yaşın üzerinde spermlerin genetik yapısında yeni mutasyonlar ortaya çıkma riski de yaşa paralel olarak artıyor. Baba olmaya karar veren erkeğin yaşı kadar mesleği de sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek açısından oldukça önemli. Bir erkeğin mesleği yönünden üreme yeteneğini etkileyen maddeleri şöyle sıralayabiliriz: Perkloretilen (kuru temizleme sanayi), Toluen (matbaacılık) etilen oksit (tıpta cerrahi aletlerin sterilizasyonunda kullanılan madde) nitröz oksit (anestezik bir madde) radyant ısı (kaynakçılık, seramik ve çöküm sanayi, gıda sanayinin çeşitli dalları) ağır metaller (başta manganez kurşun, çelik imalat, maden ocakları) organik çözücüler (boyacılık, kuaförlük) klorohidrokarbonlar (çevresel atıklar).
Ayrıca eşinizin psikolojik açıdan baba olmayı hissetmesi önemli. Çünkü doğum sonrası bebeğin bakımı ve yetiştirilmesi konusunda size yardımcı olması gereken pek çok an olacak. Yorgun bir annenin bebeğine göstereceği sabır ve özen azalacağı için, eşinizin mutlaka destek olması gerektiğini aklınızdan çıkarmayın.

Mutlaka doktor kontrolünden geçin

Mutlaka doktor kontrolünden geçin

Anne olmaya karar verdiğinizde öncelikle yapmanız gereken şey, doktor kontrolünden geçmek olmalı. Çünkü bu kontrol sayesinde hamileliğiniz sırasında ya da doğum sonrasında sağlığınızı etkileyecek risk faktörleri belirlenmiş oluyor. Daha sonra jinekolojik muayene ile özellikle rahim ve rahim ağzının değerlendirilmesi gerekiyor. Bunun için karından ve vajinal yoldan olmak üzere iki yolu bulunan jinekolojik ultrasonografi uygulaması yapılıyor. Ayrıca Papsmear testi ile rahim ağzı kanseri açısından mutlaka kontrol yapılmalı. İdrar testiyle, idrar yolu enfeksiyonu ve böbreklerinizle ilgili problemler tespit edilmeli. Sizin ve eşinizin kan gruplarının tespit edilmesiyle hepatit B, kızamıkçık, sarılık, toksoplazmozis gibi hamilelik sırasında geçirildiği takdirde bebekte anormalliklere yol açabilecek enfeksiyonlara karşı bağışıklık durumu mutlaka belirlenmeli. Oinsel temas yoluyla geçen klamidya, üreoplazma gibi enfeksiyonların olup olmadığı tespit edilmeli ve düşüklere yol açabilen bu enfeksiyonlara karşı hamilelik öncesinde gerekli tedaviye başlanmalı. Tiroit bezinin işleyişinin değerlendirilmesi için kan testi yapılmalı.

Kan uyuşmazlığı etkenini atlamayın

Eğer siz Rh(), eşiniz Rh(+) kan grubuysanız ya da bunun tam tersi bir durum söz konusu ise ortada bir kan uyuşmazlığı vardır. Bu durumun ilk hamilelikte bir sorun yaratma ihtimali düşük olsa da gerekli önlemler alınmadığında sonraki hamileliklerde doğmamış bebeği ya da yenidoğan döneminde Rh(+) kan grubuna sahip bebeği olumsuz etkileme riski artıyor. Bir başka kan uyuşmazlığı sorunu da anne adayının kan grubunun 0 (sıfır) olması durumunda ortaya çıkabiliyor. Rh uygunsuzluğu olan çiftlerin bebeklerinin bu uygunsuzluktan etkilenmelerini önlemenin yolu ise, anne savunma sisteminin bebeğinin Rh (+) kan hücrelerini hiç görmemesiyle, bunlarla hiç karşılaşmamasıyla sağlanabilir. Bu amaçla kullanılan yöntemin adı da uyuşmazlık iğnesidir.

Yaşam tarzınızı gözden geçirin

Eğer hayatınızda çok fazla stres ve yoğunluk varsa bunları azaltmaya çalışmalısınız. Kullanıyorsanız sigarayı bırakmalı, sigara içilen ortamdan uzak durmalısınız. Alkol, uyuşturucu, sakinleştirici ilaçlar kullanıyorsanız bunlardan vazgeçmelisiniz. Yaşın ilerlemiş olması, yoğun stres sigara ve alkol kullanımı gıdalardaki katkı maddeleri, hormonlar ve daha pek çok sebeple hemen hamile kalamayabilirsiniz. Günümüzde hiçbir fiziksel problemi olmadığı halde hamile kalamayan (açıklanamayan kısırlık) çiftlerin sayısı oldukça fazla. Hayatınızdaki stres unsurlarını ortadan kaldırarak kendinizi mutlu etmeyi başarmanız, vücut ısınızı dengede tutacak ve hamile kalmanız kolaylaşacaktır. Doktora danışmadan ilaç kullanmamalısınız, ancak ilaç kullanmak zorundaysanız hastalığınızı ve kullandığınız ilacı mutlaka doktorunuza söyleyin.

Fazla kilolardan kurtulun<

Fazla kilolardan kurtulun

Anne adayının hamileliğe ideal bir kiloda başlaması çok önemlidir. Eğer şişman bir anne adayı iseniz yaşayacağınız sorunları şöyle sıralayabiliriz: Bebeğinizin ultrasonografiyle incelenmesinde zorluklar yaşanabilir, Tip 2 ve hamileliğe bağlı şeker hastalığının ortaya çıkma riski artar, bu hastalıklar yüzünden bebeğiniz kilolu olarak doğabilir, yine miyad geçme riski artar ve buna bağlı olarak iri bebek oluşma riski meydana gelir, doğum eyleminin uzun sürmesi bebekte normal vajinal doğumda doğum kanalı çıkışında omuz takılması riskini meydana getirir. Hamilelik sırasında diyet yapıp kilo vermeniz mümkün olmayacağı için, sağlıklı diyet ve egzersiz programıyla, bir risk faktörü olarak kabul edilen kilolardan hamilelik öncesinde kurtulmalısınız. Ancak yapacağınız diyette, tüm besin değerlerini kapsayan ve sağlıklı beslenmenizi sağlayacak bir diyet olmalı.

Folik asit alımına başlayın

Folat olarak da bilinen folik asit, aslında bir B vitamini. Ve yapılan araştırmalara göre anne adayının hamile kalmadan bir ay önce folik asit alması ve buna hamileliğinin ilk 3 ayı devam etmesi, bebeklerde ciddi beyin ve omurilik hastalıklarını yüzde 70 oranında azaltıyor. Eğer daha önce sinir sistemi sakatlığı bulunan bir bebek dünyaya getirmiş iseniz, daha yüksek dozda folik asit almanız gerekiyor. Doğumsal sakatlıkların azaltılmasını sağlayan folik asit, ayrıca hamilelerde kan hücrelerinin artmasına da yardımcı oluyor. Eksikliğinde ise erken doğum ve düşük ağırlıklı doğumun yanı sıra, hamilelikte yüksek tansiyon görülme riski artıyor. Hamilelik öncesinde zenginleştirilmiş kahvaltılık tahıllar, mercimek, kuşkonmaz, ıspanak, portakal suyu, tahıl ekmeği, marul ve brokoli, folik asitten zengin besinlerdir. Şunu da belirtmeden geçmeyelim; pişirilmiş ve dondurularak saklanmış yiyeceklerde folik asit miktarı azalabiliyor.

Düzenli egzersiz yapın

Düzenli olarak egzersiz yapın

Egzersiz yapmaya hamilelik öncesinde başlamanız, vücudunuzu belli bir forma sokmanın yanı sıra hamilelik döneminde ve doğum sırasında rahat etmenizi sağlayacaktır. Bunun için daha çok, dolaşım sisteminizi harekete geçirecek ve kaslarınızı kuvvetlendirecek egzersizler yapın. Yoğun olarak bel, karın ve mide kaslarınızı güçlendirmeye çalışın. Hızlı ve tempolu yürüyüş (günde minimum 1 saat), hafif tempolu koşu (joging), yüzme, tenis gibi spor faaliyetleri, kan dolaşım sisteminiz için faydalı olacaktır.

Dişlerinize bakım yaptırın

Dolgularınızı yaptırın, dişlerinizi temizletin, çürükleriniz varsa mutlaka gerekli tedaviyi yaptırın. Çünkü hamilelik döneminde zaten dişleriniz hassaslaşacak ve bazı tedavileri de yaptıramayacaksınız.

Eşinizle birlikte sağlık kontrolünden geçin

Çocuk sahibi olurken, zaman ve olanaklar yönünden titizlikle karar vermek gerekir. Bu karar alındıktan sonra yalnız anne adayının değil, anne adayıyla beraber baba adayının da sağlığının çok yönlü bir şekilde incelenmesi, doğacak çocuğun sağlığı açısından büyük önem taşır.

Anne ve babanın yaşı

35 yaşından büyük annelerin gelişim bozukluğu ya da anomali taşıyan bebek doğurma riski yükseldiğinden, bu durumun anne ve babaya ayrıntısı ile anlatılması gerekir. Baba yaşının da 40′m üzerinde olduğu olgularda hamilelik elde etmenin güçleşeceği, hatta anomali olasılığının artabileceği yine akıllardan çıkarılmamalıdır.

Anne ve babanın yaşı

Anne baba adayının doğurganlık potansiyellerinin araştırılması

Anne adayının yumurta üretme, üreme organlarının yapı ve fonksiyonlarının araştırılması ile baba adayının sperm profili, çiftin çocuk sahibi olmasına başlangıçta bir engel olup olmayacağı konusunda fikir verebilir.


Kan grubu tayini

Anne ve baba adayının kan gruplarının incelenmesiyle bir Rh uygunsuzluğu olup olmadığı saptanır. Böylece her türlü hamilelikte ve hamilelik kanamalarında önlem alınabilir ve inmun globulün şansı elde edilmiş olur.


Serolojik testler yapılmalı

Cinsel ilişki ile geçen hastalıklar (Herpes genitalis, mycoplezma gonere syfilis) Hepatit B ile C ve asrın vebası sayılan Aids’e karşı yapılacak taramalar, da bu hastalıklardan birinin tespit edilmesi, bebeğe de geçme olasılığından dolayı, tedavi olanağı olmayanlarda hamilelik düşüncesi akıldan çıkartılacaktır.


Metobolik kontroller

Glikoz, yağ ve protein metabolizma bozukluğuna bağlı hastalığı olan anne ve baba adaylarının son durumları göz önünde bulundurulur. Duruma göre ya hamileliğine izin verilmez ya da hamilelik ve sonrasında anne ve bebeğin dikkatle izlenmesi şartı koşulur. Son zamanlarda diyabet hastalığında büyük artış görüldüğünden, hamilelik sırasında artan riskler, doğum dönemi ve sonrasında azaltılabilir.


Kalıtsal hastalıklar yönünden inceleme

Anne baba adayının soy ağacında ve kendinde kalıtsal hastalıklara ait veya gelişmeyle alakalı bir taşıyıcının araştırılması, hamileliğin sağlığı açısından çok önemlidir. Her iki esten kromozom tayini istenmesi; Akdeniz anemisi, orak hücreli anemi, fenilketonuri’nin de içinde bulunduğu bir dizi hastalığın incelenmesi, anneden hamilelikte geçmesi halinde bebekte anomaliye yol açabilecek toksoplazma, rubella, sitocyto, megalo, virüs ve herpes genitalis enfeksiyonların araştırılması ve aşısı bulunanların yardımıyla annenin aşılanması hayat kurtaracaktır. Özellikle annede fiziksel bir anomali varsa bunun gebeliği ve doğumu etkileyip etkilemeyeceğinin yine önceden araştırılması, doğum doktorunu rahatlatacaktır. Bunlar arasında kalça çıkıklığı ve şimdilerde oldukça azzkvna olan raşitizm, ilk akla gelenlerdir. Annenin yaşamını tehlikeye sokacak olan sistem hastalıkları varsa bunlarla ilgili araştırmalar yerinde olacaktır.

Kalp ve damar sistemine ait yetersizlikler, hipertansiyon, böbrek fonksiyon bozuklukları, karaciğer fonksiyon kayıpları ve kollejen doku hastalıkları ile kronik tıkayıcı akciğer hastalıkları hamileliği zorlayacak önemli sorunlar arasında sıralanabilir.