Yeni Doğan Bebeklerin Bakımı Nasıl Yapılır

Yeni Doğan Bebeklerin Bakımı Nasıl Yapılır
Yeni Doğan Bebeklerin Bakımı Nasıl Yapılır

Ağız ve Burun Aspirasyonu

Ebeveynler genellikle bebekleri nefes almada zorlandığında ya da nefes alamama durumunda ne yapacaklarını bilemezler ve aşırı korku yaşarlar. Bunun nedeni sıklıkla aşırı müküs veya regurjite olan sütün ağızdan ve burundan gelmesidir.

Yaşamın ilk aylarında yenidoğan burundan solur ve bu gibi durumlarda, hava yolu açıklığını sağlamak için öksürür veya aksırır. Özellikle yaşamın ilk birkaç günü yenidoğanın ağız ve burnunda aşırı mukus olabilir. Hemşire, bu mukusun temizlenmesinde puar kullanımını ebeveynlere öğretmelidir.
Ebeveynler futbol tutuşunda bebeklerinin ağız ve burun içindeki mukusunu temizleyebilir. Aspirasyon riskini önlemek için, önce ağız sonra burun temizlenir. Baştaki elin başparmağı ile puara basınç uygulanır ve puarın ucu ağız kenarına yerleştirilir. Daha sonra puar üzerindeki başparmak kaldırılarak ağız içindeki mukusun puara geçişi sağlanır. Aynı işlem burun için tekrarlanır.
Puar ucu damak ve boğazın derinliklerine getirilmemelidir. Çünkü, bu bölgelerin uyarılması gaz refleksine neden olur. işlem bittikten sonra, puar ılık-sabunlu su ile yıkanır. Temizlikte günlük su kullanılmalıdır. Puar her zaman yenidoğanın yakın bir yerinde tutulmalıdır. Ayrıca kusma ve gaz çıkarma durumunda bebeğin başının yana çevrilmesi gerektiği hatırlatılmalıdır.

Banyo

Doğumda, yenidoğanın vital bulguları stabil olduktan sonra, vücudundaki kanı ve mukusu temizlemek amacıyla ilk banyosu yaptırılır. Yenidoğanın bundan sonraki banyosu göbek düşene kadar (2 hafta sonra) ertelenir. Ancak göbek düşene kadar bebeğin temizliği silme banyo ile sağlanır.
Hemşire, ebeveynlere banyo tekniklerini göstererek eğitim yapar. Ebeveynlere banyo tekrarını yaptırarak, onların banyo yaptırmadaki rahatlıklarından emin olana kadar eğitime devam eder. Yenidoğanın haftada bir ya da iki kez banyo yaptırılmaları önerilir.
Ebeveynlere hem silme, hem de normal banyo teknikleri anlatılır. Banyoya başlanmadan önce gerekli malzemeler hazırlanır. 
Silme Banyo: Göbek düşmeden önce yenidoğanın temizliği silme banyo ile sağlanır. Silme banyoda, yenidoğan vücudu ısı kaybını önlemek amacıyla bölge bölge açılarak silinir, kurulanır ve giydirilir. Temizleme işlemi göz temizliği ile başlar ve saçların yıkanması ile sonlanır.

Suyun ısısı önkolun iç yüzü ile kontrol edilir. Bir kaba yıkama, diğer kaba durulama suyu hazırlanır. İnce bez ya da tülbent temiz su kabında ıslatıldıktan sonra ele sarılır ve temizliğe bebeğin gözünden başlanır. Gözler içten-dışa doğru yumuşakça silinir. Bu işlem için pamuk toplar kullanılabilir. Kontaminasyonu önlemek amacıyla her bir göz için ayrı bez ya da pamuk toplar kullanılmalıdır. Bazen yenidoğanların gözünde, yapılan tedavi nedeniyle şişlik ve akıntı olabilir. Bu durum tedavi gerektirmez ve endişe duyulmamalıdır.

Boyun dikkatlice temizlenir. Boyun temizleme işleminde bir elle boyun ve omuzlar desteklenirken, bir elle boyun silinir. Boyundaki kırışıklıkların arası dikkatlice silinir. Yenidoğanın başı banyo sonunda futbol tutuşuna getirilerek saf şampuan veya su ile yıkanır. Ebeveynler genellikle yenidoğanın başını yıkarken, fontanele zarar vermekten endişe duyarlar. Bu durumda, hemşirenin fontanellere baskı yapılmadan, güvenle başın yıkanabileceğini ebeveynlere açıklaması yararlı olacaktır. Başı yıkandıktan sonra kurulanıp, saçı ince bir tarakla taranır.

Yenidoğanın üst zıbını çıkarıldıktan sonra boynu desteklenir ve koltuk altları, kollar, göğüs, sırt ve karın sabunlu ve duru bezle silinir. Banyo süresince, göbeğin ıslatılmamasına dikkat edilir. Vücudun üst bölümünün temizleme işi bitince havlu ile kurulanıp, temiz giysileri giydirilir.
Yenidoğanın bel altındaki giysileri çıkarılır. Bacakları, kalçaları ve genitalleri sabunlu ve ılık su ile yıkanır. Kızların genital bölgesi, uretraya fekal kontaminasyonu önlemek amacıyla önden arkaya doğru temizlenir. Bazen kızların vajinasından beyaz veya kanlı akıntı gelebilir. Bu akıntının ilk 1-2 haftada görülmesinin normal olduğu ebeveynlere açıklanmalıdır. Bu akıntı yenidoğanın bezinin değiştirilmesi esnasında temiz bir bezle önden arkaya doğru yumuşakça silinebilir. Sünnet olmamış erkek yenidoğanların günlük penis ve skrotumunun sabunlu su ile yıkanması gerekir. Sünnet derisi geriye doğru çekilmez. Çünkü sünnet derisinin çekilmesi ödem ve damarlarda vazokonstrüksiyona neden olabilir.
Sünnetli yenidoğanların günlük temizliği yapılır. Penis ılık su ile hafifçe yıkanır ve kurulanır. Daha sonra iyileşmeyi hızlandırmak amacıyla A ve D pomadı veya doktorun önerdiği pomad ince tabaka halinde sadece sünnet bölgesine sürülür.
Yenidoğanın genital bölge temizliği cilde olacak tahrişi önlemek amacıyla her bez değişiminde yıkanmalıdır.

Normal Banyo: Yenidoğanın normal banyosu, göbeği düştükten sonra ve sünnet olmuşsa sünnet bölgesi iyileştikten sonra yaptırılır. Yeni-doğanlar genellikle normal banyodan hoşlanırlar. Normal banyo öncesi hazırlıklar, silme banyodaki hazırlığa benzer. Ancak banyo şekli değişir.
Yenidoğanın içinde yıkanacağı kuvvetin ya da leğenin 1/3′ü (5-7 cm su) ısısı ayarlanmış su ile doldurulur. Ebeveynler ellerini yıkadıktan sonra banyo işlemine başlamalıdır. Yenidoğanın kaymasını önlemek amacıyla küvetin altına bir bez ya da giysi konabilir. Ebeveyn yeni-doğanı beşik tekniği ile boyun ve omuzlarından destekleyerek küvete yerleştirir. Yenidoğanın gözü, burnu, kulakları ve yüzü silme banyodaki gibi temizlenir. Vücudu sabunlu ıslak bezle yıkanır. Üzerine ılık su dökülerek durulanır, kurulanır. En son yenidoğanın başı silme banyoda olduğu gibi yıkanır.

 

Banyo Bakımı

Tırnak Bakımı

Ebeveynler, yenidoğanın tırnak kesiminin nasıl ve ne zaman yapılacağı konusunda endişelidirler. Yenidoğanın tırnakları, nadiren doğum ünitesinde kesilir. Yaşamın ilk günlerinde uzun olan tırnaklar, yenidoğanın istemsiz hareketleri ile özellikle yüzünde çiziklere neden olabilir. Bu çizikler bebeğin immun sistemi tam gelişmediği için enfeksiyon odağı oluşturur. Bu yüzden tırnak bakımını vermek önemlidir. Tırnaklar genellikle yaşamın birinci haftasında ciltten ayrılır ve kırılırlar.
Tırnak kesimi için en uygun zaman, yenidoğanın uykuda olduğu zamandır. Yenidoğanın tırnakları uykuda, uygun bir makasla dikkatlice kesilmelidir.

 

Tırnak Bakımı

Boşaltımla ilgili Bilgi Gereksinimi

Yenidoğanların sık kaka yapması, ebeveynleri endişelendirir. Hemşire bu durumun normal olduğunu ve bebeğin dışkı renginin, kokusunun ve şeklinin beslenme özelliğine (anne sütü veya yapay beslenme) göre değiştiğini açıklamalıdır. Anne sütü ile beslenen yenidoğanların dışkısı sulu ve sarı renktedir. Yenidoğanlar günde 6-10 kez veya bir kaç günde bir dışkı yapabilir. Yapay beslenen yenidoğanların dışkısı katı ve sarı-kahverengi renktedir. Anne sütü ile beslenen bebeklerde konstipasyon görülmez. Yetersiz beslenen bebeklerde dışkı sayısı azdır.
Miyadında doğan bebekler günde 5-8 kez idrar yapar. Günde 5′ten az bez ıslatan bebeklerin yeterli beslenmediği ve sıvı gereksinimi olduğu düşünülmelidir.
idrar sıklığı kumaş bezlerde değerlendirmek daha kolaydır. Ancak, disposible bezlerin çok fazla emici olması nedeniyle idrar sıklığını değerlendirmek güçtür.

Geğirme ve Gaz Çıkarma

Yenidoğanlar besleme süresince en az iki kez geğirirler. E-beveynler, yenidoğanın geğirme durumu ile ilgili belirtiler konusunda bilgilendirilmelidir. Yenidoğan geğireceği zaman emmeyi bırakır. Yenidoğanlar dik tutuş pozisyonda iken, sırtı hafifçe ovalandığında gaz çıkarması kolaylaşacaktır. Gaz, genellikle beslenme esnasında hava yutulması veya ek besinler nedeniyle görülür. Bebek huzursuzdur ve ağlayabilir.

Giydirme ve Sarma (Kundaklama)

Bebeğin giysileri vücudunu tahriş etmeyecek nitelikte, pamuklu kumaştan olmalıdır. Alınan ya da dikilen giysilerin boyun ve bilek kısımlarının dar olmamasına dikkat edilmelidir. Alınan ve dikilen bütün giysilerin, bebeğe giydirilmeden önce sabunla yıkanması, bebekte allerjik reaksiyon gelişme riskini azaltır.
Bebeğin çamaşırlarının yıkanmasında deterjan kullanılmamalıdır. Sabun ya da sabun tozu tercih edilmelidir. Çamaşırların bol suda durulanması ve güneşte kurutulması önemlidir. Annelere, hastanede kaldıkları sürece hazır bez kullanmaları önerilebilir.
Bebek giysi ve bezleri hastane lavabosunda yıkanmamalıdır. Çünkü lavabo suyunun sıcaklığı dışkıdaki mikroorganizmaları öldürecek nitelikte değildir. Ayrıca giysilerin temizliği tam sağlanmadığından bebeğin cildini tahriş edebilmektedir. Bu dönemde, hazır bez kullanımı, doğum sonu yorgun olan anne için büyük kolaylık sağlarken, bebeğin cildinin tahriş olmasını önleyerekte yarar sağlar.
Yenidoğanlar beslenirken ve dışarı çıkarken hafif bir örtü ile sarılabilir ve evdeki ısı durumuna göre giydirilir. Yenidoğanın kulağı hava akımına hassas olduğundan, dışarı çıkıldığında; başının sarılması veya uitusu ile korunması gerekir. Ayrıca bebek güneş yanığına karşı korunmalıdır.
Bebeğin gevşekçe sarılması, yenidoğanın vücut ısısını korumanın yanısıra, bebeğin kendisini güvende hissetmesine de olanak tanır. Ağlayan bir bebeğin susturulmasında etkili olabilir. Yenidoğanın hafif sarılarak yatırılması onun sakinleşmesine neden olur.

Vücut Isısını Değerlendirme

Hemşire, ebeveynlere aksular ısının nasıl ölçüleceğini öğretmelidir. Isı ölçümünü anlayıp, anlamadıklarını değerlendirmeli ve öğretene kadar eğitime devam etmelidir. Rektal ısı ölçümü, bebek için güvensiz ve irite edici olduğundan tercih edilmemelidir. Aksular ısı ölçümünde, termometre yenidoğanın koltuk altlarından birine yerleştirilir ve 3-4 dk beklendikten sonra değerlendirilir.
Ebeveynler genellikle bir hastalık durumunda termometre kullanımına gereksinim duyarlar.  Grip, soğukalgınlığı, diş çıkarma ve diyare gibi durumları doktorun değerlendirmesi gerekir.

Minör Problemler

Yenidoğan bebeklerde Pamukçuk (Moniliazis)

Pamukçuk dil üzerinde oluşan yumuşak silmeyle kalkmayan, beyaz lekeleri olan ağız içi yaralarıdır. Bazen kalçada da görülebilir. Ağız içi pamukçukta bebek ağrı nedeniyle anneyi emmek istemeebilir. Eğer bebek biberonla besleniyorsa yumuşak meme ucu başı olan biberon tercih edilmeli ve disposıbl (kullanılıp atılan cinsten) olması tercih edilmelidir.

Yenidoğan bebeklerde Pişik

Yenidoğan bebeklerde Pişik

Daha çok kalçalarda görülen kızarıklıklarla karakterize olan lezyonlardır. Pişiğin kalçada görülmesinin pek çok neden vardır. Bunlar:

  • Kullanılan bezlerin iyi temizlenmemesi,
  • Yeterli sıklıkta bezlerin değiştirilmemesi, bezler bebek beslenmeden önce ve sonra değiştirilmeli, özellikle bebek uyanıkken altı sık sık kontrol edilmelidir.
  • Çamaşırların uygun yolla yıkanması. Bebeğin bezleri temizlik gücü yüksek deterjanla yıkanmamalıdır. Bol su ile durulanmalıdır. Temizlikte sabun veya sabun tozu tercih edilmelidir.
  • Bebeği aşırı şeker içeren besinlerle beslememelidir.
  • Hazır bezlere karşı bebeğin hassasiyetininolması. Genellikle bebekler hazır bezi çevreleyen plastiğe karşı hassas olmaktadırlar.

Pişikte Bakım

  • Sık sık bez değiştirme
  • Her bezi değiştirmede kalçayı iyice temizleme,
  • Bezleri uygun madde ile temizleme, bol su ile durulama ve iyice kurutma,
  • Bebeği düzenli besleme,
  • Cildi koruyucu, yumuşatıcı pomad (vazelin,bepanten vb.) kullanma.
  • İyileştirici krem ya da losyonların kullanılması(Çinko ve hint yağı vb.),
  • Bebeğin kalçasının sürekli kapalı tutulmaması. Gerekirse elektrik lambasının kullanılması. (135 cm’den uzakta 5 dakika tutulur.)

Yenidoğan bebeklerde Psiko-Sosyal Kavramlar

Bebeğin uterusta geçirdiği dokuz aylık sürenin, ilerdeki gelişimi üzerinde önemli rol oynadığı bilinmektedir. Bebek bu süre içinde annenin fizyolojik durumundan etkilendiği kadar duygusal durumundan da etkilenmektedir.
Birçok araştırmacı, annenin duygusal durumunun fetusun ve yenidoğanın davranışlarını etkilediğini savunmaktadır. Annedeki duygusal değişiklikler sırasında salgılanan yüksek düzeydeki adrenalin, fetusun adrenalin düzeyini de yükseltmektedir. Bu durumda bebek, doğumdan sonra aylar boyunca hiperaktif ve irritabl olmakta, kısa aralıklarla az uyuyup, çok ağlamaktadır.
Bunun yanında gebelikte annenin stresi, yenidoğanda psikosomatik ve otonomik rahatsızlıklara bağlı gastrointestinal sistem bozukluklarına, besinlerin intoleransına ve kilo alamamaya neden olmaktadır. Alınan gıdanın büyük bir kısmı ancak harcanan enerjiyi karşılamaktadır. Intrauterin (anne karnında ) yaşamda annesi stress içinde olan bebeklerin, doğumdan sonra çevreye uyumda güçlük çektikleri, huzursuz, uykusuz ve iştahsız oldukları yine bir çok araştırmacı tarafından savunulmaktadır. Annenin duygusal durumdaki değişiklikler (stress, anksiyete), nörohormonal iletimi değiştirmekte ve fetusta uterus içinde hiperaktiviteye ve fetal kalp hızında artışa neden olmaktadır.